• TARİH: 19.07.2019
Tüplerin Bağlanması (Tüp Ligasyonu)

Tüplerin Bağlanması (Tüp Ligasyonu)

Tüplerin Bağlanması (Tüp Ligasyonu)

Çiftlerde hamilelik istenmeyen durumlarda başvurulan korunma yöntemleri oldukça çeşitlidir. Ancak bu yöntemler geçici yöntemlerdir. Eğer çiftler yeniden çocuk sahibi olmak istemiyorsa ve geçici doğum kontrol yöntemlerine güvenemiyorlarsa en kesin ve kalıcı doğum kontrol yönteminin tüpleri bağlatmakolduğunu düşünerek tüp ligasyonu yaptırabilirler. Kordon bağlatma olarak da bilinen tüp ligasyonu, tüplerin geçirgenliğinin bilinçli olarak engellenmesi mantığı üzerine oturtulmuş bir operasyondur ve bu operasyon sayesinde erkekten gelen sperm, tüpleri geçerek kadının yumurtasına ulaşamaz ve onu dölleyemez. Böylelikle gebeliğin oluşması da engellenmiş olur. Bir cerrahi sterilizasyon yöntemi olan tüp ligasyonu sayesinde, kesin olarak çocuk istemediğine karar veren çiftler kesin etkili bir doğum kontrol yöntemi uygulamış olurlar.

Tıp dilinde “tubal sterilizasyon ameliyatı” ya da “tubal ligasyon”(kısırlaştırma) denilen kordon bağlatma operasyonu, kesin olarak çocuk istemediğine karar veren kadınlarla, sorunlu hamilelik riski olan kadınlara, ileri yaştaki kadınlara ve tecavüze maruz kalma riski olan kişilere yapılır. Uygulandıktan sonra gebelik ihtimali neredeyse yok denecek kadar düşük olduğu için bu operasyonu yaptıracak kişinin çok iyi düşünmesi ve karar vermesi gerekecektir. Sorunlu ve şiddetli geçimsizlik yaşanan  evliliklerde, kadın eğer bu operasyonu  düşünüyorsa, boşanma ve yeniden evlilik gibi faktörleri göz önünde bulundurup, yeniden çocuk sahibi olmayı isteyebileceği ihtimalini de dikkate almalı ve yeniden düşünmelidir. 

Kadınlarda yumurtayı taşıyan tüpleri bağlatmak gebe kalma olasılığını ortadan kaldırır; ancak bu, cinsel isteği, adet düzenini, cinsel ilişkiyi ve vücuttaki herhangi bir yapıyı bozmaz, değiştirmez, olumsuz yönde etkilemez. Kordon bağlatma operasyonu geçiren kişilerde, ikinci bir ameliyatla tüpler yeniden açılsa da gebelik oluşma riski eskiye oranla hayli düşüyor.

Tüp Bağlatma Ameliyatı

En az tüp ligasyonu nedir sorusunun yanıtı kadar merak edilen bir soru daha vardır ki o da şudur: Tüpler nasıl bağlanır?

Kadınlarda tüplerin bağlanması; laparoskopi denilen kapalı yöntem ve açık ameliyat yöntemi olmak üzere iki şekilde yapılır. Her iki işlemde de sağ ve solda bulunan iki ayrı tüp ortalarından kesilir ve bağlanır. Bu sayede sperm ve yumurtanın bu tüpler kanalıyla birbirlerine ulaşmaları engellenmiş olur.

Laparoskopi ile tüp ligasyonu: Bu yöntemde karna sezaryen ameliyatındaki kesi yapılmaz, karnın üzerinden içeri sokulan kamera ve ilgili aletlerle işlem yapılır. Laparoskopik yöntemde tüpler tam ortasından koterizasyon ile yakılır ve tüp uçları klipsle kapatılır. 1-2 küçük delikten girilerek işlem gerçekleştirilir. Bu da ameliyat sonrasında hissedilecek ağrının az olmasını ve iyileşme sürecinin hızlı olmasını sağlar. Ameliyattan en fazla 1 gün sonra hasta taburcu olur.

Açık ameliyat tekniği ile tüp ligasyonu: Bu yöntemde de sezaryen kesisinin yapıldığı bölgeden kesi yapılarak operasyon gerçekleştirilir. Fakat burada yapılan kesi, sezaryen işlemindeki kesiden 3-5 cm. daha küçük yapılır ve tüpler bağlanır. Kesinin küçük olması hem ağrı ve sızının da daha az olmasına, hem de hastanın daha hızlı iyileşmesine olanak sağlar. Hasta operasyondan 1 gün sonra taburcu edilir.

Her iki yöntemde de koruma olasılığı oldukça yüksektir.

Tüplerin bağlanmasına hamileliği devam ederken karar veren kişiler de doktoruyla konuşarak doğum esnasında tüplerinin bağlanmasını isteyebilir. Yani sezaryen doğumda tüplerin bağlanması mümkündür. Çocuk istemediklerine  kesin olarak karar veren çiftler, sezaryen sırasında tüplerin bağlanmasını beyan ettiklerinde iki ameliyat aynı keşide gerçekleştirilir. Sezaryen için yapılan kesi, tüp ligasyonu için de yeterli gelecektir. Ekstra bir kesi yahut genişletme gerektirmez. Sadece sezaryen ameliyat birkaç dakika daha uzamış olur. Bunun dışında yumurtalık, miyom, kist benzeri operasyonlar sırasında da tüp bağlama işlemi yapılabilir.

Sezaryen doğumda tüplerin bağlanması işlemi, normal doğum sırasında da yapılabilmektedir. Normal doğumdan sonraki gün, göbek altından yapılacak küçük bir kesi işlemiyle kordon bağlatma operasyonu gerçekleştirilir. Ancak bu kesi, sezaryen kesisi yapılan bölge olan pubik bölgede değil, daha yukarıda göbeğe yakın bir bölgede yapılır; zira doğumdan sonra büyüyen rahim daha yukarıda konumlanacağından, tüpler de rahimle aynı seviyede olacaktır.

Tüp Bağlıyken Hamile Kalınır mı?

Her doğum kontrol yönteminde olduğu gibi tüp ligasyonu yöntemi de yüzde yüz koruma sağlamaz. Tüpleri bağlatmak, hamile kalma riskini çok düşürse de, nadiren gebelik oluşma durumu ortaya çıkabilir. Tüpleri bağlıyken dış gebelik yaşayan kadınlar vardır ancak az önce de belirttiğimiz gibi bu oran son derece düşüktür. Yine de adet gecikmesi gibi durumlar yaşandığında vakit kaybetmeden hekime başvurup gerekli test ve tetkikleri yaptırmak yerinde olacaktır.

Tüplerin Bağlanmasının Zararları

Kadınlarda tüplerin bağlanması kadın üreme organlarına ve diğer organlara zarar vermez. Ancak şu da bilinen bir gerçek ki, en küçük ve basit sayılabilecek operasyonlarda bile nadir de olsa risk vardır. Anesteziye bağlı riskler, kanama gibi olumsuzluklar ve civar organlarda oluşabilecek hasarlar oluşabilir; ancak belirttiğimiz gibi bu son derece nadir gelişen bir durumdan öteye gitmez.

Bunların dışında kadınların çoğunda kordon bağlatma operasyonu sonrasında bazı olumsuz durumların gelişebileceği yanılgısı vardır.

Tüp bağlatmanın menopoza yol açabileceği, cinsel hazzı ve isteği yok edebileceği, adet düzensizliği yapabileceği, cinsel ilişkiyi zorlaştırabileceği, bel ve kasık ağrısı yapabileceği yönünde yanılgılar ve endişeler de yok değildir; ancak kordon bağlatmaoperasyonu bu sayılan şikayetlerin hiçbirine yol açmaz.

Tüp bağlatma ya da diğer adıyla kordon bağlatma ameliyatının tek dezavantajı, geri dönüş olasılığının çok zor bir operasyon olmasıdır. Tüplerini bağlattıktan sonra, herhangi bir sebeple bu kararından vazgeçen ve çocuk sahibi olmak isteyenler için zorlu bir süreç yaşanır. Tıptaki son gelişmeler sayesinde mikro cerrahi yöntemiyle yapılan operasyonlarda, evvelden bağlanmış tüpler yeniden açılarak dikilmekte ve başarı da sağlanmaktadır; ancak bu oran da ne yazık ki çok yüksek değildir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?